Geçtiğimiz haftalarda Başak Sayan  Nigahdar adını verdiği yeni kitabını çıkardı. (Nigahdar ne demek diye Google’ a sorma hemen. Kitabı okuyunca ne olduğunu öğreniyorsun.) Sosyal medyada yapılan yorumları okudukça kitabı okuma isteği uyandı bende. Hemen ilk kitap alışverişimde sipariş verdim ve ilk olarak onu okumaya başladım. İyi ki de almışım iyi ki de okumuşum diyorum şimdi. 
Öncelikle kitaplarını görmeden önce Başak Sayan’ ın bir yazar olduğundan haberim bile yoktu. Meğerse dördüncü kitabıymış. Kitabı elime aldım daha ilk bölümde sardı sarmaladı. Uzun zamandır roman okumayan bir okuyucuyu daha ilk bölümde kitaba bağlamak büyük maharet bence. Ne oldu, nasıl olacak, yok artık, vaaay be! diye diye bir solukta bitirdim. Diğer kitaplarını da okuma listeme ekledim.
Bir kere beni vurdu çünkü tasavvufu çok seviyorum. Geçmişle günümüzü öyle güzel bir kurguyla harmanlamış ki gerçekten takdir edilesi. Hallac-ı Mansur’ un kayıp risalelerini saklamakla görevli nigahdarın gizemli cinayeti ile başlayan roman son sayfasına kadar merak uyandırıcı bir şekilde ilerliyor. Bu arada yazarımız güzel ülkemin güncel siyasi sorunlarına da değinerek görüşlerine yer vermiş. O kısmı da ayrıca hoşuma gitti. Bir de şöyle bir yanı var ki kitabı kenara koyup içinde yazan şeyleri araştırmaya sevk ediyor okuyucusunu. Kafa açan cinsten. Boş boş okumuyorsunuz yani.
Neyse efendim. Hallac-ı Mansur, kayıp risaleler, dinleri temelinden sarsacak büyük sır, kaçma, kovalama, siyasi olaylar, büyük küresel güçler falan derken bir bakıyorsunuz kitap bitmiş. Sürprizli bitiyor bir de!
Söylemeden geçmeyeceğim. Bu aralar üstünde düşündüğüm bir konu var. Şöyle ki, başımıza gelen bir olayın gerçekleşme zamanını çok manidar buluyorum son zamanlarda. Milyonlarca kitap arasından seçtiğimiz kitabı okuduğumuz zaman dilimi de keza. İhtiyacım olan şeyi tam lazım olduğu anda bana sunduğuna şahit oldum çok kez. Öyle şeyler oluyor ki hayatımda elime aldığım kitapta o derdimle ilgili bir çözüm yolu buluyorum. Karamsarlığımı alıp götürüyor. Tünelin ucunda ışığın var olduğunu hatırlatıyor. Bu kitap da onlardan biriydi. Herkesin mesajı kendine 🙂 Bakalım benim sayemde okuyanlar ne çıkarım yapacak…  Kimin derdine derman, yarasına merhem olacak görelim. Alıp okursanız haberim olsun. Yorumlarınızı merak ederim. Bu aralar her şeyi merak ediyorum zaten.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir